<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yurdakuleroz.net</title>
	<atom:link href="http://www.yurdakuleroz.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yurdakuleroz.net</link>
	<description>Sitemize Hoşgeldiniz</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 Apr 2011 13:07:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>DÜNYA ŞİİR GÜNÜ</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/dunya-siir-gunu/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/dunya-siir-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2011 13:07:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=803</guid>
		<description><![CDATA[DÜNYA ŞİİR GÜNÜ                 Değerli dostlar bu hafta sizlerle 21 Mart Dünya şiir günüyle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.                 Mehmet Aydın, M. Kemal yılmaz, Arzu Kök, Hüseyin Önal, Prof. Dr. Muharrem Gerçeker ve Av. Atilla İnan’dan oluşan organizasyon komitesince, 21 Mart tarihinde Ankara Puerto Cafe’de düzenlenen şiir programına katıldım.                 Av. Atilla İnan’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DÜNYA ŞİİR GÜNÜ</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta sizlerle 21 Mart Dünya şiir günüyle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Mehmet Aydın, M. Kemal yılmaz, Arzu Kök, Hüseyin Önal, Prof. Dr. Muharrem Gerçeker ve Av. Atilla İnan’dan oluşan organizasyon komitesince, 21 Mart tarihinde Ankara Puerto Cafe’de düzenlenen şiir programına katıldım.</p>
<p>                Av. Atilla İnan’ın açılış konuşmasıyla başlayan gecede, Mehmet aydın divan edebiyatından, Prof.Dr. Doğan Soyarslan İtalyan edebiyatından, M. Kemal yılmaz Fransızca edebiyatından örnekler verirken,Mehmet Nur Tanışık Anabelli şiirinin İngilizcesini okudu. Ayrıca Leyla-Alper ikilisi skeçleriyle, Arzu Kök ise şiir yorumlarıyla geceye renk kattı.</p>
<p>                Birlikte okunan şarkı ve türkülerle devam eden gecede Sayıştay’dan Olgun Gönül’de güzel sesi ve yorumlarıyla katkıda bulundu.</p>
<p>                Son derece duygusal, neşeli ve etkili geçen gecede yukarıda sayılanların dışında kalan konuklar ise kendilerine dağıtılan manileri okudular. Bu konuklar arasında yer alan biri olarak ben de kendimi tanıttıktan sonra, birçok yabancı dilde şiir okunması nedeniyle, lise yıllarında dilimizde dolaşan, yarı tükçe, yarı İngilizce olanşu şiiri okudum.</p>
<p>                Seviyorum your eyes,</p>
<p>                Çünkü onlar very nise,</p>
<p>                Bir kerecik look at me,</p>
<p>                Ondan sonra foget me.</p>
<p>                Elbette yarı Türkçe yarı İngilizce olan bu şiir oldukça beğeni toplayıp alkış aldı. Daha sonra gecenin sponsorluğunu yapan Lions kulübü temsilcisi Kemal Öztürk bir şiir okuyarak geceye renk kattı. Nihayet eski Bakanlardan Selahattin babüroğlu’nun kapanış konuşmasıyla dünya şiir günü nedeniyle düzenlenen gece sona erdi.</p>
<p>                                                                                                                                                                                            Değerli dostlar sanat bir memleketin en önemli hayat damarlarından biridir. Benim gecede en çok dikkatimi çeken husus, genç jenerasyonun ve katılımın beklediğimin altında olmasıdır. Şiirle uğraşan, şiiri seven ve yazan ve “Güneş Batmadan” adlı bir şiir kitabı olan biri olarak, Ankara’da düzenlenen bu anlamlı geceyi düzenleyenlere ve katkı sağlayanlara gönülden teşekkür ederim.</p>
<p>                Bu arada ünlü şair Cemal Safi’nin Bolu’da düzenlenen şiir dinletisine katılmış olmasını, memleketim için bir şans ve güzellik olarak yorumladığımı ve katkı sağlayanlara teşekkür ettiğimi bildirmek isterim.</p>
<p>Hayatınızın bir şiir kadar ince, akıcı ve güzel olmasını dilerim. Her nerede olursanız olun şiirsiz ve hissiz kalmayın…</p>
<p>Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/dunya-siir-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SPORDA ŞİDDET YASASI</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/sporda-siddet-yasasi/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/sporda-siddet-yasasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2011 13:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[SPORDA ŞİDDET YASASI                 Değerli dostlar bu hafta sizlerle sporda şiddeti önlemek ve caydırmak için çıkarılan şiddet yasasıyla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.                 Konuyu en son maçlardan başlayarak irdelemekte fayda var. Bu yılın son derbi maçı olan Galatasaray Fenerbahçe maçında büyük bir rakı şişesi sahaya atıldı. Rakı şişesi Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın önüne düştü. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SPORDA ŞİDDET YASASI</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta sizlerle sporda şiddeti önlemek ve caydırmak için çıkarılan şiddet yasasıyla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Konuyu en son maçlardan başlayarak irdelemekte fayda var. Bu yılın son derbi maçı olan Galatasaray Fenerbahçe maçında büyük bir rakı şişesi sahaya atıldı. Rakı şişesi Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın önüne düştü. Kimseye çarpmaması büyük bir şanstı.</p>
<p>                Tüm medya Rakı şişesinin sahaya nasıl sokulduğunu konuşup, alemci fotoğrafları yayınladı. Kameralardan şişeyi sahaya atılanların tespit edilerek en kısa zamanda yakalanmasını ve bir daha maçlara alınmamasını isteyip tartıştı.</p>
<p>                Daha önce de Eskişehir maçında atılan şişe iye başından ağır yaralanan minik taraftar Batuhan’la ilgili bir televizyon kanalında da çeşitli yorumlar yapılmış, konu mahkeme aşamasına gelmiştir.</p>
<p>                Bugüne kadar yapılan gerek amatör küme maçlarında, gerekse de frofesyonel maçlarda birçok yaralanma ve can kayıpları olmuş, maalesef bunların bir kısmı cezasız kalmıştır.</p>
<p>                Hiç unutamam. Ben bundan 40 yıl evvel Mengen Gençlik’te lisanslı fufbol oynarken, Geredespor’la oynadığımız amatör küme veya özel futbol maçlarının hemen hemen tamamında kavga çıkardı. Taş, sopa hatta bıçakların konuştuğu olaylar alışılmış ve kanıksanmış sahnelerdi. Her şeye rağmen iki ilçe arasındaki maçlar sürüp devam etmiştir. Bu söylediklerimi 40-45 yıl önce benimle birlikte top oynayanlar iyi bilirler.</p>
<p>                Ben daha sonra Ankara’da fakülte ve Maliye Bakanlığında memuriyet hayatına başlayınca lisanslı sporculuktan koptum. Elbette hobi olarak sporu hep sürdürdüm. Futbol, atletizm, masa tenisi, yüzme ve voleybol oynamaya devam ettim. Maliyeden sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı müfettişlik sınavını kazanarak görevimi sürdürdüm. Bu arada Gençlik ve Spor Genel Müdürü rahmetli Şahap Sayın’ın dateşeliğini ve danışmanlığını yaptım. Bu görevim sırasında bizzat futbol federasyonuyla ilgili olarak önemli görevler de yaptım. Ta o zamanlar da sahalarda çıkan olayların önlenmesi için yasal ve polisiye tedbirler düşünülmüştür.</p>
<p>                Bugün her türlü şiddeti cezalandıran yasa TBMM’de kabul edilerek yasalaşmış, sahalara atılan yabancı maddelerden, koltukların kırılmasına kadar birçok suç için ağır cezalar öngörmüştür. Bana göre öngörülen bu cezaların yaratacağı çok çeşitli ve değişik durumlar oluşacaktır. Bu cezaların en önemli etkisi kulüplerin olmazsa olmazlarından birincisi olan taraftarların maça gitmeleri önemli sayıda düşecektir. Bu haliyle yasa olumsuz etki yaratacaktır. Maç atmosferi ve kalabalığı nedeniyle istemeden suça karıştırılanlar veya cezalandırılanlar olacaktır. Bu veya bunun gibi nedenlerle yasanın uygulanmasında ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.</p>
<p>                Bence çıkarılan yasadan ziyade, spor seyircisinin eğitilmesi için önlemler alınarak uygulamaya sokulması çok daha öncelikli olmalıdır.   </p>
<p>                Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/sporda-siddet-yasasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PETROL DEMOKRASİSİ</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/petrol-demokrasisi/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/petrol-demokrasisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2011 13:02:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=796</guid>
		<description><![CDATA[PETROL DEMOKRASİSİ                 Değerli dostlar bu hafta dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olan Libya’da meydana gelen olaylar ve gelişmelerle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.                 Bildiğiniz üzere Muammer Kaddafi’nin ülkesi Libya’nın en önemli varlığı petrol olup, zenginli de buna dayanmaktadır. Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde dikta rejime karşı başlatılan demokrasi isyan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PETROL DEMOKRASİSİ</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olan Libya’da meydana gelen olaylar ve gelişmelerle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Bildiğiniz üzere Muammer Kaddafi’nin ülkesi Libya’nın en önemli varlığı petrol olup, zenginli de buna dayanmaktadır. Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde dikta rejime karşı başlatılan demokrasi isyan ve direnişleri şu anda Libya’ya sıçramıştır. Libya Lideri Muammer Kaddafi bu isyan ve direnişleri bastırmak için orduyu sivil halkın üzerine göndererek, birçok can kaybını göze alarak hareket etmektedir. Kaddafi’ye bağlı güçler, isyancıların ele geçirdiği bazı şehirleri ve bölgeleri silahlı çatışmalar sonucunda geri almışlardır. Çatışmalar bu şekilde sürerken ve sıra Bingazi’ye gelmişken, Fransa’nın başlattığı askeri harekat neticesinde, harekata İngiltere ve Amerika’nın da destek verip katılmasıyla, durum farklı bir boyut kazanmıştır. Medyada yer alan bilgilere göre, Fransa devlet başkanının seçim kampanyalarını Muammer Kaddafi’nin finanse ettiği düşünülürse, Sarkozy’nin Kaddafi’ye yaptığı vefasızlığı tarihin bir yanılgısından ziyade, bugünün gelişmiş ve emperyalist güçlerinin değer yargılarının, tamamen kendi çıkarları doğrultusunda olduğunu görmemek için akıldan eksik olmak lazımdır. Benim her zaman ısrarla söylediğim şu sözü yeri gelmişken tekrarlamak istiyorum. Değerli dostlar, özellikle ABD’nin dostluğu olmayıp, müttefikliği vardır. Yani çıkarları için işbirliği yapması ve bu anlamda diğerlerini kullanması söz konusudur. Belirtildiği üzere, AB destekli bu operasyonun asıl hedefinin, Libya’da demokrasinin sağlanması ve insanların hakça paylaşıp, kanunlar önünde eşit olarak yaşamalarını sağlamaktır. Kağıt üzerinde şimdilik gözüken ve de özellikle Libya halkına servis edilen husus budur. Oysa durum çok farklı olabilir. Önümüzde ABD’nin Irak’ta demokrasi adına yaptıkları ortadadır. Binlerce insan hayatından olmuştur. Aradan uzun bir zaman geçmiştir. Irak’ta demokrasi adına söylenebilecek şeyler çok değildir. Buna rağmen Irak’ın Libya’ya yapılan askeri operasyonu desteklemesi ve dünyanın demokrasi adına önde gelen birçok ülkesinin suskunluğunu sürdürmesi çok ilginçtir. Maalesef siyasetin ikiyüzlü hali dünyanın birçok ülkesinde mevcudiyetini devam ettirmektedir. Bir de bunların demokrasi adına yapıldığı söylenirse, insanın aklı almıyor.   </p>
<p>                Elbette değerli dostlar Libya’da meydana gelen bu olaylar, ülkemizi ve bizleri çok yakından ilgilendirmektedir. Gerek bir Nato üyesi olmamız, gerek eskiye dayalı tarihsel bağlantılarımızın bulunması, gerekse de 25 bin vatandaşımızın orada çalışmaları nedeniyle, Libya ile elimizin tersi ile itilip atılamayacak ilişkilerimiz vardır. Nitekim Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan son konuşmasında, yapılan müdahalelerin demokrasi adına olmasını, Libya’nın yer altı zenginliklerini hedeflememesini ve Libya halkına doğrultulacak silahın arkasında olunmayacağını söylerken, benim yazımda belirttiğim kaygılarımı paylaştığını ortaya koymuştur. İnşallah Nato içersinde yer alan bir ülke olarak bu dediklerinin arkasında durur. Aklın ve mantığın yolu birdir. Umarım ilerdeki gelişmeler benim kaygılarımı doğrulamaz. Şayet olaylar Libya’nın petrol zenginliğine göre şekillenirse, hiç kimse demokrasi adına iyi şeyler beklemesin. Bu durum Libya halkı için, ucu açık bir demokrasi beklentisinin yarattığı, sömürüye dayanan, mutsuzluk ve acıların yansımasından ibaret, gözyaşı dolu bir yaşam olacaktır. Özellikle de ülkemizin bu tür gelişmeler karşısında şimdiden çok dikkatli olması şarttır.</p>
<p>                Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/petrol-demokrasisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADINLARIN DÜNYASI</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/kadinlarin-dunyasi/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/kadinlarin-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2011 13:01:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=793</guid>
		<description><![CDATA[KADINLARIN DÜNYASI                 Değerli dostlar bu hafta sizlerle 8 Mart Dünya kadınlar günüyle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.                 Kadınların olmadığı bir dünyayı düşünmek her açıdan imkansızdır. Yüce ALLAH insanları ersevik yaratmamıştır. Dünyanın en üstün ve değerli varlığı olan insanlar kadın ve erkekten müteşekkildir. Yani insan varlığının devamı için bu iki farklı insan her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KADINLARIN DÜNYASI</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta sizlerle 8 Mart Dünya kadınlar günüyle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Kadınların olmadığı bir dünyayı düşünmek her açıdan imkansızdır. Yüce ALLAH insanları ersevik yaratmamıştır. Dünyanın en üstün ve değerli varlığı olan insanlar kadın ve erkekten müteşekkildir. Yani insan varlığının devamı için bu iki farklı insan her zaman birlikte olmalıdır. Her iki cinsin de birbirine ihtiyacı vardır. Üstelik bu ihtiyaç asla geçici olmayıp, insan hayatının devamını sağlayacak şekilde sürekli ve vazgeçilemezdir.</p>
<p>                Değerli dostlar elbette erkek ve kadın aynı şekilde eşit ve birbirinin bu anlamda benzeri yaratılmamıştır. 21. Yüzyılın dünyasında sürekli ön planda tutulan ve tekrarlanan söylemi, kadın ve erkek eşitliğini ortaya koyan laflarla donatılmış, kadına sunulan allı pullu sevgi gösterileridir.</p>
<p>                Oysa kadın her devirde, her dönemde ve her toplumda ayrı ayrı tarifler ve anlatım şekilleri ile ifade ve tarif edilmiştir. İşte bazı deyişlerden örnekler;</p>
<p>                Kadın erkeğin elinin kiridir…</p>
<p>                Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin…</p>
<p>                Kadın saçı uzun aklı kısa varlıktır…</p>
<p>                Elinin hamuru ile erkeğin işine karışma…</p>
<p>Değerli dostlar bunlar bizim toplumumuzda kullanılan sözler ve deyişlerdir. Dünyanın birçok yerinde bunlar gibi veya bunlara benzer birçok sözler vardır. Kadınsız bir dünyanın olamayacağı gerçeği karşısında bu deyişlerin ne kadar doğru ve ye yerinde olduğunu sizlerin takdirine bırakıyorum. Benim fikrim ve görüşüm bu söylem ve deyişlerin son derece boş ve yanlış olduğu yolundadır. Zira kadınların etkin olmadığı bir yaşamın, günümüze kadar bir örneği yoktur. Kadın bir ailenin direğidir. Olmazsa olmaz şartlarının birincisidir. </p>
<p>Kadın ve erkek doğal olarak birbirinden gerek fizik, gerek duygu, gerekse de üretkenlik açısından çok farklı yaratıklardır. Kadınlar fizik yapısı olarak bir erkek kadar güçlü değildir. Erkekler de acılara ve dertlere karşı kadınlar kadar güçlü değildirler. Birinin doğurganlık özelliği varken diğerinin yoktur. Kısacası kadın erkek eşitliğini fiziki yapıda değil, beyinlerde ve sosyal yapıda ve haklarda aramak önemlidir. Yani iş, aş, eş ve insanca yaşam konularında kadın ve erkek eşitliğinin anlaşılması ve anlatılması gündemde olmalı ve yaşama sokulmalıdır. Yani kadınları sosyal haklar konusunda eşit ve hatta bir adım önde tutan bir anlayışın savunucusu olmalıyız. İşte o zaman kadınlar günü anlamlı hale gelecektir. Zira dünya kadınlar günü, çalışmakta olan kadınların, kendilerine verilmeyen sosyal haklarıyla ilgili olarak ortaya çıkan sorunlar nedeniyle, yaptıkları başkaldırı neticesinde, ortaya koydukları direniş ve dayanışmanın bir neticesidir.</p>
<p>Ben kısaca diyorum ki kadınlar bizim anamız, bacımız ve baş tacımızdır. Bu vesile ile herkesin 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlu olsun. İyi ki varlar…</p>
<p>Hoşça kalın ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/kadinlarin-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HERKES OYNASIN</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/herkes-oynasin/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/herkes-oynasin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 17:22:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[HERKESOYNASIN  HERKESGÜLSÜN                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       Değerli dostlar bu hafta sizlerle, Berdirhan Gökçe’nin Dünya Radyoda sunduğu bir şiir programında rahmetli Bülent ECEVİT’le paylaştığım bir şiirimi ve o tarihteki duygularımı paylaşmak istiyorum.                 Ben o tarihlerde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında Personel Genel Müdür Yardımcılığı görevinde idim. İddialı olmamakla birlikte şiir yazan ve şiire özel ilgisi olan biriydim. Kendimi asla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HERKESOYNASIN </p>
<p>HERKESGÜLSÜN                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       <a href="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/ECEVİT.jpg" rel="lightbox[788]" rel="lightbox[788]" title="ECEVİT"><img class="alignleft size-full wp-image-789" title="ECEVİT" src="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/ECEVİT.jpg" alt="" width="246" height="205" /></a>Değerli dostlar bu hafta sizlerle, Berdirhan Gökçe’nin Dünya Radyoda sunduğu bir şiir programında rahmetli Bülent ECEVİT’le paylaştığım bir şiirimi ve o tarihteki duygularımı paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Ben o tarihlerde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında Personel Genel Müdür Yardımcılığı görevinde idim. İddialı olmamakla birlikte şiir yazan ve şiire özel ilgisi olan biriydim. Kendimi asla büyük bir şair olarak görmedim. Ama yazdığım gerek aşk, gerek sosyal içerikli şiirlerimle yaşadığım zamanı biraz yansıtmak, biraz da ışık tutmak istedim. Bu amaçla hazırladığım “GÜNEŞ BATMADAN” adlı şiir kitabımı hazırlayarak yayınladım ve tüm gelirini Mehmetcik vakfına bağışladım.</p>
<p>Elbette şiir konusundaki hassasiyetim ve çalışmalarım bugün de aynı şekilde devam etmektedir. Bedirhan Gökçe bana göre bir şiir yazarı ve yorumcusu olarak ülkemizin en önde gelenlerinden biridir. Kendisine şiire katkılarından dolayı gönülden teşekkür eder, bu konudaki çalışmalarında başarılar dilerim. Dünya radyoda rahmetli başbakanlardan Bülent Ecevit’le paylaştığım ve kitabımda da yer verdiğin  “Herkes Oynasın Herkes Gülsün” adlı şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Rahmetli Ecevit’le yaptığım bu konuşmanın kaseti arşivimde mevcuttur.</p>
<p>Bir şiir yazmak istiyorum,                                           </p>
<p>İçinde çocuklar olsun</p>
<p>Düdükler ötsün, atlıkarıncalar dönsün</p>
<p>Sabaha kadar, balonlar uçsun</p>
<p>Umut olsun, sevgiler yürüsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>İçinde öğrenciler olsun</p>
<p>Dersler okunsun, sınıflar geçilsin</p>
<p>Sabaha kadar okullar sürsün</p>
<p>Öğretmenler olsun, bilim sürsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>İçinde işçiler olsun</p>
<p>Davul- zurna çalsın, grevler bitsin</p>
<p>Sabaha kadar halay çekilsin</p>
<p>Zam yapılsın, sorunlar çözülsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>                Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>                İçinde memurlar olsun</p>
<p>                Maaşlar artsın enflasyon düşsün</p>
<p>Sabaha kadar bürokratlar koşsun</p>
<p>Kariyer liyakat olsun, Devlet büyüsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>                Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>                İçinde sanatçılar olsun</p>
<p>                Kemanlar çalsın, şarkılar okunsun</p>
<p>                Sabaha kadar şenlikler sürsün</p>
<p>                Muhabbet olsun gönüller dolsun</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>                Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>                İçinde köylüler olsun</p>
<p>                Tarlalar sürülsün, ekinler ekilsin</p>
<p>                Sabaha kadar değirmenler öğütsün</p>
<p>                Yağmurlar yağsın, toprak su görsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>                Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>                İçinde esnaflar olsun</p>
<p>                Kazançlar artsın, vergiler kalksın</p>
<p>                Sabaha kadar alış veriş sürsün</p>
<p>                Para kazanılsın borçlar ödensin</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün</p>
<p>                               Bir şiir yazmak istiyorum</p>
<p>                               İçinde siyasetçiler olsun</p>
<p>                               Seçimler yapılsın</p>
<p>                               Sabaha kadar oylar sayılsın</p>
<p>                               Demokrasi olsun, Cumhuriyet sürsün</p>
<p>Herkes oynasın, herkes gülsün.</p>
<p>Hoşça kalın ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/herkes-oynasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEÇİMLERE DOĞRU</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/secimlere-dogru/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/secimlere-dogru/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2011 12:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[SEÇİMLERE DOĞRU                 Değerli dostlar bu hafta sizlerle, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde Bolu milletvekili adayı olacaklarla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.                 Bu hafta Cumhuriyet Halk partisinden Bolu eski belediye başkanı sayın Nejdet Gören’in yanı sıra eski il başkanlarından Ahmet Özcan, Cahit Çıngı ile Nihat Başer, Mustafa Hızarcı Mehmet Karakaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SEÇİMLERE DOĞRU</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta sizlerle, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde Bolu milletvekili adayı olacaklarla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Bu hafta Cumhuriyet Halk partisinden Bolu eski belediye başkanı sayın Nejdet Gören’in yanı sıra eski il başkanlarından Ahmet Özcan, Cahit Çıngı ile Nihat Başer, Mustafa Hızarcı Mehmet Karakaya ve Raşit Aydın gibi partiye gönül vermiş bazı büyüklerimiz 18 Şubat Cuma günü Mengen CHP ilçe teşkilatını ziyarete geldiler.</p>
<p>                Bolu eski belediye ve il başkanları yaptıkları konuşmada, CHP Bolu il teşkilatınca yapılan toplantı ve etkinliklerden haberdar edilmek ve seçim çalışmaları için bir destek vermek istediklerini, nitekim aynı gün Düzce’ye gelen Cumhuriyet halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanmak için, canla ve başla çalıştığını, yeni atanan il başkanının kendinden önceki başkanlarla ve partinin ileri gelenleriyle diyalog kurması gerektiğini, üç ay sonra yapılacak genel seçimlerde bu hususun çok önemli olduğunu, partiden aday olmak isteyen donanımlı kişilerin önlerinin açılması gerektiğini, aday olmak isteyenlerin sayısının yüksek olmasının, partiye olumlu bir güç katacağın, ön seçimle veya merkez yoklamasıyla belirlenecek adayın şimdiden belli olmasının yanlış olacağını, şayet doğru adaylarla seçime girildiği taktirde, CHP’ nin bu seçimlerde milletvekilliği kazanma şansının yüksek olduğunu, bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini, CHP’yi halkın partisi haline getirmenin büyük önem taşıdığını, mevcut yönetimin bu anlayış içersinde çalışarak tüm aday adaylarına eşit mesafede bulunması gerektiğini, kendilerinin her zaman Cumhuriyet Halk Partisinin hizmetinde olduklarını vurgulamışlardır.</p>
<p>                Bu görüşlere cevap veren Mengen ilçe başkanı ise, kendilerinin yönetim olarak kimseyi ön plana çıkarmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, milletvekili adaylarının ön seçimle belirlenmesini istediklerini, belirlenecek adayları destekleyeceklerini belirtmiştir.</p>
<p>                Bunlardan sonra eski Mengen Belediye başkanı olarak görüşlerimi açıklamam istemiştir. Bunun üzerine, “Cumhuriyet halk Partisinin hepimizin partisi olduğunu, kimsenin kimseden fazla ve farklı bir konumunun olamayacağını, özellikle genç arkadaşlarımızın herkesten çok koşuşturmaları gerektiğini, gerek Bolu il, gerekse de Mengen ilçe teşkilatınca tüm partililerin kucaklanmasını,  oluşturulacak proje ve planlamalar dahilinde seçim çalışmalarının yürütülmesini, seçim kazanmanın birinci şartının parti içindeki uyumu sağlamaktan geçtiğini, bunun için de derhal tüm adayların ve partililerin katıldığı bir uyum toplantısının yapılması gerektiğini, seçimlere kucaklaşarak, paylaşarak bir bütün halinde girilmesinin doğru olacağını, bugünkü yönetimin de bu anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirttim.</p>
<p>                Değerli dostlar, bir memleketin kalkınmasında ve yatırım almasında meclise göndereceğimiz milletvekillerinin önemi çok büyüktür. Şayet Bolu olarak farklı hizmetler almak istiyorsak seçeceğimiz vekillerin de kamuyu ve devleti bilen, daha önce memleketlerine elle tutulur ve gözle görülür hizmetleri geçmiş bulunan kişiler olması gerekmektedir diye düşünüyorum. Bizim Bolu’lular olarak kaybedecek değil dört yıl, dört günümüz bile yoktur. Bizler kendi geleceğimizden çok, gelecek nesillerin geleceğini düşünmek zorundayız. Bu düşüncelerle yapılacak genel seçimlerin ülkemize ve Bolu’ya hayırlı olması dileklerimle, tüm adaylara başarılar temenni ederim.</p>
<p>                Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/secimlere-dogru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALTIN KEP</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/altin-kep/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/altin-kep/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 16:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=775</guid>
		<description><![CDATA[ALTIN  KEP     Değerli dostlar, bu hafta sizlerle, 19-22 Ocak tarihlerinde Antalya’da yapılan Uluslararsı III. Altın kep  aşçılar yarışmalarıyla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Önce konu ile ilgili olarak Mengeninsesi sitesi ile Bolu Detay gazetesinin haberlerini sizlere hatırlatmak istiyorum. Mengeninsesi sitesinde; Her yıl sezon bitiminde, tüm Türkiye’deki 4 ve 5 yıldızlı oteller ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ALTIN  KEP</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Değerli dostlar, bu hafta sizlerle, 19-22 Ocak tarihlerinde Antalya’da yapılan Uluslararsı III. Altın kep  aşçılar yarışmalarıyla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.</strong></p>
<p><strong>Önce konu ile ilgili olarak Mengeninsesi sitesi ile Bolu Detay gazetesinin haberlerini sizlere hatırlatmak istiyorum. Mengeninsesi sitesinde; </strong></p>
<p><strong>Her yıl sezon bitiminde, tüm Türkiye’deki 4 ve 5 yıldızlı oteller ile</strong><strong> 1. Sınıf Tatil Köylerinin Mutfak Şeflerinin, Sous Cheflerinin ve alt departmanlarının bireysel/takım şekilde katılımı ile gerçekleştirilen Altın Kep Aşçılar Yarışmasının, Türkiye Aşçılar Federasyonu ve dünya genelinden 13 ülkeden gelen Michelin Yıldızlı şefler ve derneklerinin katılımı ile 5 bin metrekarelik bir alan içerisinde yapıldığını, 3 gün süreyle yaklaşık 2.000 aşçının katılımı ile toplam 11 dalda gerçekleştirilen Altın Kep Aşçılar Yarışması’nda, Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri Yarışması ve Üniversiteler Arası Yemek Yarışması kategorilerinde Pınar sponsorluğunda yarışan aşçılar Pınar’ın Balık ürünleri ile ana yemeklerini hazırladıklarını, aşçı ve tüketicilere Pınar Beyaz, Pınar Labne, Hindi, Çıtır Balık, Misket Köfte, Ayran ve Meyve Suyu çeşitlerinin tadımının yapıldığını, yoğun ilgiyle karşılanan organizasyona bu yıl 40.000 üzerinde ziyaretçi katıldığını, dereceye giren yarışmacıların, çeşitli madalyalar, kupalar ve katılım sertifikalarının yanı sıra uluslararası eğitim firmalarından eğitimler ve ödüller kazandıklarını,</strong></p>
<p><strong>Bolu Detay Gazetesi ise;</strong></p>
<p>Antalya&#8217;da yapılan ve otelcilik ve turizm meslek lisesi dalında 60 okul ile 12 ülkeden bin 300 aşçının katılımıyla gerçekleşen yarışmada, Yeniçağa Otelcilik Meslek Lisesinin birinci olduğunu, Okul öğretmenleri Sema Arslan ve Erkan Yıldırım eşliğinde, öğrenciler Enes Sandalcıoğlu, İsmail Güldemir ve Emre Acar&#8217;ın yöresel mantar püresi ve levrek sarılı mandalina tabağı ile birinciliği kazandıklarını yayınlamışlardır.</p>
<p>Yarışmada birinciliği kazanan Yeniçağa Otelcilik ve Turizm Meslek lisesine 750 TL para ödül ve kupa verildi.</p>
<p>                <strong>Belediye başkanlığı dönemimde Yeniçağa’da açılan Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinin açılışı için, Bolu’da ikinci bir aşçılık lisesine ve bölümüne gerek olmadığını, zira Mengen’in bu anlamda  bir lisesinin olduğunu, hatta yaptığımız Uluslararsı Mengen Aşçılık ve Turizm Festivaliyle Türk mutfağını dünyada temsil ettiğini, aşçılık mesleğinin Mengen ve Mengen’liyle et-tırnak hale geldiğini anlatmış, başta AKP Bolu Milletvekilleri olmak üzere bazı siyasetçiler asla böyle bir bölümün olmadığını iddia ederek benim halkı yanılttığımı söylemişlerdi. Benim o konuşmalarda anlatmak istediğim şey, Türkiye’de tek aşçılık lisesi durumunda olan Mengen’deki lisenin bir şekilde bay-pas edilip etkinsiz hale getirilmemesi veya bu hale düşürülmemesi konusunda halkı ve yetkilileri uyarmaktı. Aradan geçen iki yıl gibi çok kısa bir sürenin beni haklı çıkarmasına, diğer birçok konuda olduğu gibi yine sevinemedim. Bu anlayış ve mantalite sürerse yakın bir gelecekte, uluslararası seviyeye çıkardığım festival yine mayha seviyesine düşecek, belki de Mengen’de yapılan bu festivali bir başka yere kayacaktır. Zira benim başkanlığım döneminde başta zamanın Valisi olmak üzere, aşçılık festivalinin Bolu merkeze alınması için uğraşanlarla çok mücadele verdiğimi ve yanımda pek kimsenin olmadığını buradan hatırlatmak isterim.</strong></p>
<p><strong>Ne diyeyim demek ki boynuz kulağı geçmiş ve Yeniçağa aşçılık alanında Mengen’in önünde çıkmaya başlamıştır. Buna göz yuman ve sessiz kalıp bana destek olmayan tüm Mengen’li siyasetçileri ve diğer çokbilmişleri amaçlarına ulaşmalarından dolayı üzülerek seyrediyor ve mezarlarında kemikleri sızlayanları şükranla bir kez daha hatırlayarak şükranla anıyorum.</strong></p>
<p><strong>                Hoşça kalın ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p>               </p>
<p> <a href="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/Altın-Kep.jpg" rel="lightbox[775]" rel="lightbox[775]" title="Altın Kep"><img class="alignleft size-full wp-image-776" title="Altın Kep" src="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/Altın-Kep.jpg" alt="Altın Kep" width="223" height="226" /></a></p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/altin-kep/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRK TELEKOM ARENA</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/turk-telekom-arena/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/turk-telekom-arena/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 21:13:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[TÜRK TELEKOM ARENA                 Değerli dostlar, bu hafta sizlerle Türkiye’nin gündemini açılışından ziyade Başbakan’ın ve Toki Başkanının proteste edilmesiyle ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum.                 Türkiye’nin her köşesinde konuşulan malum bir laf vardır. Kimse spora siyaset karıştırmasın denir. Memuriyet hayatımın ve yaşantımın büyük bölümünü spor ve spor teşkilatının en yüksek noktalarında geçirmiş biri olarak bu lafı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">TÜRK TELEKOM ARENA</p>
<p>               </p>
<p>Değerli dostlar, bu hafta sizlerle Türkiye’nin gündemini açılışından ziyade Başbakan’ın ve Toki Başkanının proteste edilmesiyle ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Türkiye’nin her köşesinde konuşulan malum bir laf vardır. Kimse spora siyaset karıştırmasın denir. Memuriyet hayatımın ve yaşantımın büyük bölümünü spor ve spor teşkilatının en yüksek noktalarında geçirmiş biri olarak bu lafı hiç beğenmedim. Ne demek spora siyaset karıştırmayın. Buradan soruyorum. Siyasetin karışmadığı veya karıştırılmadığı bir alan var mı? Veya siyasetsiz ne olabilir ki? Boş ve geçersiz konuşmak kadar saçma ve gülünç ne olabilir. Peki Galatasaray’ın Aslantepe’de yapılan Türk Telekom Arena stadına siyaset girmeseydi veya destek olmasaydı bu stad yapılabilir miydi? Bırakın stadı yollar yapılıp ulaşım sağlanabilir miydi? Kesinlikle bunlar yapılamazdı. Şimdi ben herkese sormak istiyorum. Spora siyaset nasıl karışmayacak veya karıştırılmayacak? Böyle körü körüne hamasi laflar olabilir mi? Maalesef hala orta çağ zihniyeti ile idare etmeye ve edilmeye uğraşıyoruz. Ben bir Cumhuriyet Halk Partili ve de eski Mengen Belediye Başkanı olarak diyorum ki, stadın yapımında emeği geçen başta Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Toki başkanı Sayın Erdoğan Bayraktar, Galatasaray kulübü eski başkanlarından rahmetli Özhan Canaydın ve dolayısıyla bugünkü başkan Sayın Adnan Polat ile emeği geçen birçok görevliye teşekkür ediyorum. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Sayın Yunus Akgül’le yaptığım görüşmede, yapılan bu stadın son teknolojik gelişmeleri içerdiği, bu nedenle de dünyanın birçok ülkesinden bu teknolojiyi incelemeye gelenlerin olduğunu bana anlatmıştır. Bu sözleri duyunca insanın gururlanmaması mümkün değildir. İşte onun için diyorum ki spora siyaset karıştırmayın diye bağırıp haykıran zavallılar, aslında bizzat spora siyaset karıştırmak için uğraşmaktadırlar. Ne diyeyim onlara binlerce yazıklar olsun…</p>
<p>                Türkiyede’ki bütün stadlar aslında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün malıdır. Yani Devletindir. Bildiğim kadarıyla ülkemizde kulübe ait tek bir stad dahi yoktur. Mesela Mengen Şehir Stadı’ı da Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünündür. Teftiş kurulu Başkanlığım zamanında bu stadın çimlenmesini yaptırmış, Mengen Belediye Başkanlığım zamanında da stadı protokolla Mengen Belediyesine almıştım. Ama ne yazık ki stadyumda her türlü milli bayram ve spor organizasyonu yapanların ilk işi benim ismimi duvarlardan silmek olmuştur. Bu tesislerin yapılmasında ve bugünkü hale gelmesinde en ufak bir emeği ve katkısı olmayanlar, yine Mengen’e kazandırdığım kapalı spor salonunda olduğu gibi bazı nankör CHP’li partililerin de destekleriyle ALLAH’tan ve kuldan korkup utanmadan siyasetlerini sürdürmeye devam etmektedirler. Şayet bir şeyler kötü gidiyorsa ve istenilen noktalar yakalanamıyorsa, suçu yönetimde ve kendimizde aramalıyız. Basit ayak oyunlarından ve kendimiz konuşup kendimiz dinlemekten vazgeçmeliyiz.</p>
<p>                Şimdi herkesin huzurunda onlara diyorum ki, koskoca Cumhuriyet Halk Partisi sizin ufkunuzun ve beyninizin almayacağı kadar büyük ve ihanetleri defedecek kadar sabırlı ve asildir. Kesinlikle bir gün iktidar olacaktır. Yeter ki gölge etmeyin başka bir şeye ihtiyaç yoktur.</p>
<p>                Hoşça kalın ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/turk-telekom-arena/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VEDA</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/veda/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/veda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Jan 2011 17:44:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=769</guid>
		<description><![CDATA[VEDA                   Değerli dstlar bu hafta sizlerle “veda” nın nerelerde ve kimlerle olduğunu ve bunun  yarattığı duygusallığını paylaşmak istiyorum.                 İnsanların hayatında yer alan ve yaşadıkça ömür boyu gönüllerinde ve kalplerinde taşıdıkları anlar ve anılar vardır. Bu anların ve anıların çoğu sevgide, aşkta ve hizmette geçip bütünleşir. Bu anlar bazen gözyaşı, bazen sevinç yumağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">VEDA</p>
<p> </p>
<p>                Değerli dstlar bu hafta sizlerle “veda” nın nerelerde ve kimlerle olduğunu ve bunun  yarattığı duygusallığını paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                İnsanların hayatında yer alan ve yaşadıkça ömür boyu gönüllerinde ve kalplerinde taşıdıkları anlar ve anılar vardır. Bu anların ve anıların çoğu sevgide, aşkta ve hizmette geçip bütünleşir. Bu anlar bazen gözyaşı, bazen sevinç yumağı olup, filmlere ve romanlara konu olmuştur. Vedanın içeriğinde hep gözyaşı, burukluk ve hüzün vardır.</p>
<p>                Örneğin iki sevgili ellerinde olmayan sebeplerden dolayı ayrıldıklarında, vedalaşmaları çok duygusal ve gözyaşlıdır. Yine gurbete giderken evinden, askere giderken memleketinden ayrılanların uğurlanması ve vedası da çok hüzünlüdür. Özellikle asker uğurlamalarında “en büyük asker bizim asker” diye tutulan tempolar vazgeçilmez örf adet ve geleneklerimizdendir. Bir de bu dünyadan öbür dünyaya yapılan gidişler nedeniyle ortaya çıkan zorunlu vedalar vardır ki o vedaların yerini gözyaşlarından ve hayır dualarından başka bir şey dolduramaz. Elbette vedalaşmalanın arkasından gelen buluşmalar da bir o kadar sevinç ve mutluluk kaynağıdır. Dilerim hayatınız vedalaşması az, buluşması çok bir şekilde geçer.</p>
<p>                Değerli dostlar geçen haftanın en önemli vedası Ali Sami Yen stadyumunun yıkılıp, Galatasaray’ın Seyrantepe’de yeni yapılanTürk Telekom Arena stadına taşınması olmuştur. Bildiğim kadarıyla bu stadın projesi Şişli Belediye başkanı sayın Mustafa Sarıgül tarafından gündeme getirilmiş, rahmetli Özhan Canaydın’ca da benimsenerek gerçekleştirilmesine çalışılmıştır. Yapılan uğraşılar sonucunda sayın Başbakanın da destekleriyle projenin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Diğer bir anlatımla siyasi mülahazaların ve fanatikliğin bir kenara bırakılarak, bu projenin gerçekleştirilmiş olması, kayda değer ve üzerinde durulması gereken diğer bir husustur. Stadın yapıldığı yerin verilmesinde ve inşaatının Toki tarafından üstlenilip yapılmasında elbette başbakanın çok büyük payı olmuştur. Üstelik başbakanın fanatik bir Fenerbahçeli olduğu düşünüldüğünde, en büyük ezeli rakibi olan Galatasaray’a verdiği bu desteğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bütün bunlarla birlikte bir Galatasaray Fenerbahçe maçında, Galatasaray kulüp başkanı rahmetli Özhan Canaydın’ın Fenerbahçe’nin attığı bir golü alkışlaması da çok büyük bir erdem ve sporseverliktir. Bu da en az başbakanın yaptığı katkılar kadar büyük bir jesttir. Nitekim bu davranışı nedeniyle Fair Play ödülüne layık görülen rahmetli Özhan Canaydın’ı bir kez daha Türk sporuna ve Galattasaray’a yaptığı büyük ve unutulmaz katkılarından dolayı rahmetle anıyorum. Elbette Türk Telekom Arenanın yapılmasında, bugünkü Galatasaray yönetimin ve başkanı Adnan Polat’ın katkıları da çok olup,onların emeklerini de göz ardı etmemek lazımdır.         </p>
<p>Değerli dostlar, Ali Sami Yen stadına veda edilip, yıkılmaya terk edilmişken diğer tarafta da Türk Telekom Arenanın açılışı yapıldı. Ben de yeni stadın Galatasaray’a ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyor ve bu projenin gerçekleşmesinde emeği geçen ve katkısı olan herkese bir sporsever olarak teşekkür ediyorum.</p>
<p>Hoşça kalın ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/veda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MENGEN TOKİ KONUTLARI</title>
		<link>http://www.yurdakuleroz.net/mengen-toki-konutlari/</link>
		<comments>http://www.yurdakuleroz.net/mengen-toki-konutlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 11:29:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yurdakul ERÖZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yurdakuleroz.net/?p=764</guid>
		<description><![CDATA[TOKİ MENGEN KONUTLARI                 Değerli dostlar bu hafta sizlerle, benim belediye başkanlığım zamanında iki yılı aşkın bir mücadelenin sonunda gerçekleştirdiğim Mengen’deki Toki konutlarının teslim edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulunup, bu husustaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.                 Belediye Başkanı olarak Mengen’de Başbakanlık Toplu konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ)konut yapması için müracaat ettiğimde, Bolu ilinde benden başka başvurusu olan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><a href="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/TOKİ-KONUTLARI.jpg" rel="lightbox[764]" rel="lightbox[764]" title="TOKİ KONUTLARI"><img class="alignleft size-full wp-image-766" title="TOKİ KONUTLARI" src="http://www.yurdakuleroz.net/wp-content/uploads/TOKİ-KONUTLARI.jpg" alt="TOKİ KONUTLARI" width="298" height="169" /></a>TOKİ MENGEN KONUTLARI</p>
<p>                Değerli dostlar bu hafta sizlerle, benim belediye başkanlığım zamanında iki yılı aşkın bir mücadelenin sonunda gerçekleştirdiğim Mengen’deki Toki konutlarının teslim edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulunup, bu husustaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>                Belediye Başkanı olarak Mengen’de Başbakanlık Toplu konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ)konut yapması için müracaat ettiğimde, Bolu ilinde benden başka başvurusu olan bir belediye yoktu. İlk önce Gentaş’ın doğusundaki hazine arazisini konut yapımı için Toki’ye önerdim. 70 dönüm civarındaki bu alanla ilgili olarak başta orman olmak üzere, tarım, Kültür ve tabiatı Koruma gibi birçok ilgili resmi kurum ve kuruluşun olurlarını, yani sakınca olmadığına dair görüşlerini tamamladım. Bunun üzerine Toki arazi etüdlerini yapıp, bu alanı hazineden satın almak için Milli Emlak Genel Müdürlüğüne müracaat etti.Tam alım işi tamamlanacak iken Mengen Orman İşletmesi bu alanda ekonomik değeri olan ağaçlar bulunduğunu, buranın ileride değerlendirileceğini rapor ederek, söz konusu alanın Toki’ye satışını durdurdu. Yani söz konusu alanda önce konut yapılmasında mahzur görmeyen orman idaresi, düzenlenen ikinci bir raporla bu alanın Toki’ye satışı uygun görmeyerek, Toki inşaatlarını engellemiş oldu. Bakalım bu alan ne zaman orman idaresince ekonomik olarak işletilip değerlendirilecek, daha anasından doğmamış çocuklar bile bunu görecekler mi merak ediyorum. Burada şayet Toki yapılabilseydi, bugünkü fiatların yarısına 250 civarında konut ile ayrıca bedava bir İlköğretim okulu Mengen’e kazandırılacaktı. Ama bu işi durduranlar bana kötülük ettiklerini sanacak kadar düşüncesiz, fakir milletin umuduna el uzatacak kadar duygusuzdurlar.</p>
<p>                Bütün zorluklara rağmen Toki işine devam ettim. Bu sefer Konak köyü Cazlar mahallesi metruk mezarlığı için müracaatta bulundum. Kamu kuruluşlarından bütün izinler alınıp, Toki tarafından arazi satın almak istenince, bu alan da satılmaktan vazgeçildi. Yani aynı filmi yine seyrettik.</p>
<p>                Ben yine Toki’ye yer aramaya devam ettim. Bu kez teklif Mengen küçük sanayi sitesinden geldi. Ellerindeki kullanmayan 60 dönümlük bir alanı Toki’ye satabileceklerini söylediler. Projeler çizilip her türlü kararlar alındı. En son prüz Küçük Sanayi kooperatifinin tüzüğünde yaşandı. Tüzüğün Yapı kooperatifi haline dönüşmesi gerekiyordu. Ancak bu uygulama Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca daha önce hiç yapılmadığından değişiklik uygun görülmedi. Kimi araya soktuysak bu iş olmadı. Her zaman olduğu gibi, eski bir bürokrat ve müfettiş kökenli biri olarak bizzat Ankara’ya gidip, bakanlıkta olayı çözüp, bir imkansızı daha gerçekleştirdim. Tüzük değişti. Sanayi alanının Bir trilyon kırk milyar liraya Tokiye satılması hususunda anlaşma yapıldı. Toki yetkilisi Tapuya gidip beklemeye başladı. Ne yazık ki Kooperatif başkanı Tapuya gidip satış işini ve arazi devrini yapmadığından Toki yine olmadı.   </p>
<p>Bütün bu uğraşılardan sonra Cazlar halkından bazı kişilerin destekleriyle bugünkü alanı Toki’ye kazandırarak 240 konutluk Toki projesini gerçekleştirdik. Bunu gerçekleştirebilmek için iki yıldan fazla uğraştım. Sonunda dördüncü olarak bulduğum yerde amacıma ulaştım. Buraya kadar olanlara eyvallah diyorum. Ancak milletin  iki misli fiata ev sahibi olmasına ve de Mengen’in bir İlköğretim okulundan mahrum kalmasına neden olanların, Toki konutlarının tesliminde yer alıp, millete evlerinin anahtarını vermelerini  içime sindiremiyorum .</p>
<p>                Ev sahibi olan herkese konutlarının hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p> Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.</p>
<!-- PHP 5.x -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yurdakuleroz.net/mengen-toki-konutlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

