Yurdakuleroz.net

PETROL DEMOKRASİSİ

PETROL DEMOKRASİSİ

                Değerli dostlar bu hafta dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olan Libya’da meydana gelen olaylar ve gelişmelerle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

                Bildiğiniz üzere Muammer Kaddafi’nin ülkesi Libya’nın en önemli varlığı petrol olup, zenginli de buna dayanmaktadır. Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde dikta rejime karşı başlatılan demokrasi isyan ve direnişleri şu anda Libya’ya sıçramıştır. Libya Lideri Muammer Kaddafi bu isyan ve direnişleri bastırmak için orduyu sivil halkın üzerine göndererek, birçok can kaybını göze alarak hareket etmektedir. Kaddafi’ye bağlı güçler, isyancıların ele geçirdiği bazı şehirleri ve bölgeleri silahlı çatışmalar sonucunda geri almışlardır. Çatışmalar bu şekilde sürerken ve sıra Bingazi’ye gelmişken, Fransa’nın başlattığı askeri harekat neticesinde, harekata İngiltere ve Amerika’nın da destek verip katılmasıyla, durum farklı bir boyut kazanmıştır. Medyada yer alan bilgilere göre, Fransa devlet başkanının seçim kampanyalarını Muammer Kaddafi’nin finanse ettiği düşünülürse, Sarkozy’nin Kaddafi’ye yaptığı vefasızlığı tarihin bir yanılgısından ziyade, bugünün gelişmiş ve emperyalist güçlerinin değer yargılarının, tamamen kendi çıkarları doğrultusunda olduğunu görmemek için akıldan eksik olmak lazımdır. Benim her zaman ısrarla söylediğim şu sözü yeri gelmişken tekrarlamak istiyorum. Değerli dostlar, özellikle ABD’nin dostluğu olmayıp, müttefikliği vardır. Yani çıkarları için işbirliği yapması ve bu anlamda diğerlerini kullanması söz konusudur. Belirtildiği üzere, AB destekli bu operasyonun asıl hedefinin, Libya’da demokrasinin sağlanması ve insanların hakça paylaşıp, kanunlar önünde eşit olarak yaşamalarını sağlamaktır. Kağıt üzerinde şimdilik gözüken ve de özellikle Libya halkına servis edilen husus budur. Oysa durum çok farklı olabilir. Önümüzde ABD’nin Irak’ta demokrasi adına yaptıkları ortadadır. Binlerce insan hayatından olmuştur. Aradan uzun bir zaman geçmiştir. Irak’ta demokrasi adına söylenebilecek şeyler çok değildir. Buna rağmen Irak’ın Libya’ya yapılan askeri operasyonu desteklemesi ve dünyanın demokrasi adına önde gelen birçok ülkesinin suskunluğunu sürdürmesi çok ilginçtir. Maalesef siyasetin ikiyüzlü hali dünyanın birçok ülkesinde mevcudiyetini devam ettirmektedir. Bir de bunların demokrasi adına yapıldığı söylenirse, insanın aklı almıyor.   

                Elbette değerli dostlar Libya’da meydana gelen bu olaylar, ülkemizi ve bizleri çok yakından ilgilendirmektedir. Gerek bir Nato üyesi olmamız, gerek eskiye dayalı tarihsel bağlantılarımızın bulunması, gerekse de 25 bin vatandaşımızın orada çalışmaları nedeniyle, Libya ile elimizin tersi ile itilip atılamayacak ilişkilerimiz vardır. Nitekim Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan son konuşmasında, yapılan müdahalelerin demokrasi adına olmasını, Libya’nın yer altı zenginliklerini hedeflememesini ve Libya halkına doğrultulacak silahın arkasında olunmayacağını söylerken, benim yazımda belirttiğim kaygılarımı paylaştığını ortaya koymuştur. İnşallah Nato içersinde yer alan bir ülke olarak bu dediklerinin arkasında durur. Aklın ve mantığın yolu birdir. Umarım ilerdeki gelişmeler benim kaygılarımı doğrulamaz. Şayet olaylar Libya’nın petrol zenginliğine göre şekillenirse, hiç kimse demokrasi adına iyi şeyler beklemesin. Bu durum Libya halkı için, ucu açık bir demokrasi beklentisinin yarattığı, sömürüye dayanan, mutsuzluk ve acıların yansımasından ibaret, gözyaşı dolu bir yaşam olacaktır. Özellikle de ülkemizin bu tür gelişmeler karşısında şimdiden çok dikkatli olması şarttır.

                Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.



Yorum Yaz