SPORDA ŞİDDET YASASI
SPORDA ŞİDDET YASASI
Değerli dostlar bu hafta sizlerle sporda şiddeti önlemek ve caydırmak için çıkarılan şiddet yasasıyla ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Konuyu en son maçlardan başlayarak irdelemekte fayda var. Bu yılın son derbi maçı olan Galatasaray Fenerbahçe maçında büyük bir rakı şişesi sahaya atıldı. Rakı şişesi Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın önüne düştü. Kimseye çarpmaması büyük bir şanstı.
Tüm medya Rakı şişesinin sahaya nasıl sokulduğunu konuşup, alemci fotoğrafları yayınladı. Kameralardan şişeyi sahaya atılanların tespit edilerek en kısa zamanda yakalanmasını ve bir daha maçlara alınmamasını isteyip tartıştı.
Daha önce de Eskişehir maçında atılan şişe iye başından ağır yaralanan minik taraftar Batuhan’la ilgili bir televizyon kanalında da çeşitli yorumlar yapılmış, konu mahkeme aşamasına gelmiştir.
Bugüne kadar yapılan gerek amatör küme maçlarında, gerekse de frofesyonel maçlarda birçok yaralanma ve can kayıpları olmuş, maalesef bunların bir kısmı cezasız kalmıştır.
Hiç unutamam. Ben bundan 40 yıl evvel Mengen Gençlik’te lisanslı fufbol oynarken, Geredespor’la oynadığımız amatör küme veya özel futbol maçlarının hemen hemen tamamında kavga çıkardı. Taş, sopa hatta bıçakların konuştuğu olaylar alışılmış ve kanıksanmış sahnelerdi. Her şeye rağmen iki ilçe arasındaki maçlar sürüp devam etmiştir. Bu söylediklerimi 40-45 yıl önce benimle birlikte top oynayanlar iyi bilirler.
Ben daha sonra Ankara’da fakülte ve Maliye Bakanlığında memuriyet hayatına başlayınca lisanslı sporculuktan koptum. Elbette hobi olarak sporu hep sürdürdüm. Futbol, atletizm, masa tenisi, yüzme ve voleybol oynamaya devam ettim. Maliyeden sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı müfettişlik sınavını kazanarak görevimi sürdürdüm. Bu arada Gençlik ve Spor Genel Müdürü rahmetli Şahap Sayın’ın dateşeliğini ve danışmanlığını yaptım. Bu görevim sırasında bizzat futbol federasyonuyla ilgili olarak önemli görevler de yaptım. Ta o zamanlar da sahalarda çıkan olayların önlenmesi için yasal ve polisiye tedbirler düşünülmüştür.
Bugün her türlü şiddeti cezalandıran yasa TBMM’de kabul edilerek yasalaşmış, sahalara atılan yabancı maddelerden, koltukların kırılmasına kadar birçok suç için ağır cezalar öngörmüştür. Bana göre öngörülen bu cezaların yaratacağı çok çeşitli ve değişik durumlar oluşacaktır. Bu cezaların en önemli etkisi kulüplerin olmazsa olmazlarından birincisi olan taraftarların maça gitmeleri önemli sayıda düşecektir. Bu haliyle yasa olumsuz etki yaratacaktır. Maç atmosferi ve kalabalığı nedeniyle istemeden suça karıştırılanlar veya cezalandırılanlar olacaktır. Bu veya bunun gibi nedenlerle yasanın uygulanmasında ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.
Bence çıkarılan yasadan ziyade, spor seyircisinin eğitilmesi için önlemler alınarak uygulamaya sokulması çok daha öncelikli olmalıdır.
Hoşça kalın, ALLAH hepinizi sevdiklerinize ve çocuklarınıza bağışlasın.

